Başarı oranının yüzde 90'ın üzerinde olup sahada hatanın sürmesi, testin bilgiyi değil soruyu çözme becerisini ölçtüğünü gösteriyor. Çeldirici kalitesi burada belirleyici.
İyi bir çeldiricinin ana kuralı şu: bilmeyen biri için makul görünmeli, bilen biri için açıkça yanlış olmalı. Bunu sağlamak için çeldiricileri masa başında uydurmak yerine sahadaki gerçek hatalardan üretin. Mağaza müdürlerine "çalışanlar bu konuda en çok neyi karıştırıyor?" diye sorun; o cevaplar en güçlü çeldiricilerinizdir.
Yazarken kontrol ettiğim noktalar:
- Şıkların uzunluğu ve dil yapısı benzer olsun. Doğru cevap genellikle en uzun ve en ayrıntılı şık olarak yazılıyor; katılımcılar bunu hemen fark ediyor.
- "Her zaman", "asla" gibi mutlak ifadeler çeldiriciyi ele veriyor, dikkatli kullanın.
- "Hepsi" ve "hiçbiri" seçeneklerinden mümkün olduğunca kaçının. Kısmi bilgiyle doğru cevaba ulaşılmasını kolaylaştırıyorlar.
- Üç ya da dört şık çoğu durumda yeterli. Beşinci şıkkı doldurmak için saçma bir seçenek eklemek, soruyu fiilen üç şıklı yapıyor.
- Soru kökü tek başına anlaşılır olmalı; şıkları okumadan ne sorulduğu belli olmalı.
Bir adım ileri gitmek isterseniz bilgi sorularını senaryo sorularına çevirin. "İade süresi kaç gündür?" yerine "Müşteri faturasız ve 20 gün önce aldığı ürünü getirdi, ne yaparsınız?" diye sorduğunuzda hem çeldirici yazmak kolaylaşıyor hem de ölçtüğünüz şey sahaya yaklaşıyor.
Sık yapılan hata, sınav sonuçlarını hiç analiz etmemek. Her sorunun doğru cevaplanma oranına ve hangi çeldiricinin kaç kez seçildiğine bakın. Hiç seçilmeyen bir çeldirici işlev görmüyor demektir, değiştirin. Herkesin bildiği soruları da havuzdan ayıklayın; size bilgi vermiyorlar.