Pazarlama tarafından geldiğim için şunu rahatlıkla söyleyebilirim: yönetim haklı bir soru soruyor ve buna pazarlamanın dilinde cevap vermek mümkün. İşveren markasını bir "huni" gibi düşünün: farkındalık, ilgi, başvuru, işe alım ve kalış.
Her aşama için bir-iki gösterge seçin, fazlası raporu bulanıklaştırır:
- Farkındalık: kariyer sayfası ziyaretçi sayısı, işveren hesaplarınızın takipçi ve erişim büyümesi.
- İlgi: kariyer sayfasından ilan sayfasına geçiş oranı, içeriklerin etkileşim oranı.
- Başvuru: ilan başına başvuru sayısı, kanal bazında başvuru dağılımı, doğrudan (ücretli ilan dışı) başvuruların payı.
- İşe alım: pozisyon doldurma süresi, işe alım başına maliyet, teklif kabul oranı.
- Kalış: ilk 90 gün ve ilk yıl içinde ayrılma oranı.
Yönetimi en çok ikna eden kısım genellikle maliyet tarafı. Örneğin ücretli ilan ve ajans harcamanızın toplamını, doğrudan başvuruların artışıyla birlikte gösterirseniz yatırımın karşılığını somutlaştırırsınız. Perakendede ilk 90 günde ayrılan her çalışanın yeniden işe alım ve eğitim maliyeti de güçlü bir argüman.
Veri azlığı için önerim: bütçenin tamamını değil, bir pilotu onaylatın. Örneğin üç ay boyunca belirli bir bölge veya mağaza grubu için kampanya yürütün, aynı dönemde diğer bölgelerle karşılaştırın. Başlangıç değerlerini (baseline) şimdiden kaydedin; ölçüm ancak öncesi bilinirse anlam kazanır.
Kariyer sayfası linklerinizi kaynak etiketli (UTM) kullanın, başvuru formunda "bizi nereden duydunuz" alanı ekleyin. Bu küçük adımlar, hangi içeriğin gerçekten başvuru getirdiğini görmenizi sağlar.
Sık yapılan hata, beğeni ve takipçi sayısıyla yönetime gitmek. Bunlar ara göstergedir; yönetim başvuru kalitesi, süre ve maliyet görmek ister. Raporu tek sayfa, üç ayda bir ve trend olarak sunun.