Kaçış odası kurgusu, bilgi güvenliği gibi "biliyorum ama uygulamıyorum" konularında gerçekten işe yarayabiliyor, çünkü çalışanı bilgiyi hatırlamaya değil kullanmaya zorluyor. Ancak eğlenceli bir kabuğun arkasında içerik zayıfsa sonuç değişmez; tasarımı öğrenme hedeflerinden başlatmak gerekiyor.
Ben tasarımı şu sırayla kurarım:
- Önce davranış hedeflerini yazın: şüpheli e-postayı ayırt etmek, bildirim kanalını kullanmak, güçlü parola oluşturmak, masada belge bırakmamak gibi. Her bulmaca bu hedeflerden birine hizmet etmeli.
- Bulmacaları gerçek iş materyallerinden üretin. Sahte ama gerçekçi bir e-posta kutusu, bir fatura, bir toplantı daveti. Oyuncu ipucunu bulmak için bu materyalleri incelemek zorunda kalsın.
- Hata anlarında anında geri bildirim verin. Yanlış bağlantıya tıklayan oyuncu "oda kilitlendi" mesajıyla birlikte neden yanlış olduğunu bir-iki cümleyle görmeli.
- Süreyi 15-20 dakikada tutun. Daha uzun kurgularda yarıda bırakma oranı artıyor.
Storyline gibi araçlarla değişkenler ve tetikleyicilerle bu yapıyı kurmak mümkün; dallanma çoğaldıkça test süresini de planınıza ekleyin. Her yolun sonuna ulaşılabildiğini mutlaka birkaç farklı kişiye deneterek kontrol edin.
Sık yapılan hata, bulmacaları o kadar zor yapmak ki oyuncu öğrenme hedefini unutup sadece şifreyi çözmeye odaklanıyor. Zorluk konudan gelmeli, oyunun mekaniğinden değil. İkinci hata ise oyunu tek seferlik bırakmak. Oyundan iki-üç hafta sonra yapılan tatbikat oltalama e-postasıyla gerçek etkiyi ölçün ve önceki yılın oranlarıyla karşılaştırın.
Son olarak, yasal ya da denetim gereği zorunlu tutulan eğitim içeriğiniz varsa kaçış odasını onun yerine değil, tamamlayıcısı olarak konumlandırın. Zorunlu içeriği ve kayıtları ayrı tutmak denetimde işinizi kolaylaştırır.