Danışmanınızın uyarısı yerinde. 4857 sayılı Kanun'un 56. maddesine göre yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Ancak tarafların anlaşmasıyla, bölümlerden biri on günden az olmamak üzere en fazla üçe bölünebilir. Kanunun amacı çalışanın gerçekten dinlenmesidir; bir günlük parçalar bu amaca uygun görülmez.
Pratikte ne anlama geliyor:
- Yıllık izin en fazla üç parçaya bölünebilir ve bu parçalardan en az biri on gün veya daha uzun olmalıdır.
- Bölme, işçinin talebi ve tarafların anlaşmasıyla yapılmalıdır; işverenin "işler yoğun, izni bölelim" demesi yeterli değildir.
- Kanuna uymayan şekilde kullandırılan izinlerin, olası bir uyuşmazlıkta yıllık izin olarak kabul edilmeme riski vardır. Bu durumda iş sözleşmesi sona erdiğinde kullanılmamış izin ücreti talebiyle karşılaşabilirsiniz.
Esneklik ile uyumu birlikte sağlamak için önerdiğim yapı:
- Kanuni yıllık izin süresini (çalışanın kıdemine göre 53. maddedeki süreler) kanuna uygun bloklar halinde planlayın; her çalışanın yıl içinde en az bir on günlük bloğu olsun.
- Bir günlük, yarım günlük ihtiyaçlar için kanuni izinden düşmeyen ayrı bir "mazeret izni" veya "esnek gün" hakkı tanımlayın. Kanuni sürenin üzerine verdiğiniz ek izinleri daha serbest düzenleyebilirsiniz.
- Her izin için çalışanın yazılı veya sistem üzerinden talebini ve onayını saklayın. Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği izin kayıtlarının tutulmasını arar; izin defteri veya dijital eşdeğeri, ispat için kritik.
- Yıl sonunda kullanılmayan izinleri raporlayın, yöneticilerle planlama yapın.
Sık yapılan hata, kanuni izni ve ek izinleri tek bir "izin bakiyesi" içinde eritmek. Bu durumda hangi günün kanuni izin olduğunu ispat etmek zorlaşır. Sistemde iki ayrı bakiye tutmak hem sizi korur hem çalışana şeffaflık sağlar.
Somut durumunuz için bir iş hukuku uzmanına danışmanızı öneririm.